Tuesday, May 22, 2007

Vajinismus tehlikesi...

Vajinismus hastalığın doktor muayenehanelerinde kısa süreli muayenelerle değil, uzun terapilerle tedavi edilebiliyor.
Uludağ Üniversitesi Kadın Doğum ve Hastalıkları Anabilimdalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürkan Uncu, aile içi şiddet, anne baba baskısı, töre ve cinsel taciz olaylarının kızlarda evlendikten sonra cinsel ilişki kuramama sorununa neden olduğunu açıkladı. Prof. Uncu, "15 yıldır kocasıyla cinsel ilişki kuramayan kadınlar var" dedi.Bursa Uludağ’da düzenlenen "8’inci Uludağ Jinekoloji ve Obstetri Kış Kongresi"nde konuşan Uludağ Üniversitesi Kadın Doğum ve Hastalıkları Anabilimdalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürkan Uncu, her 100 kadından 12’sinde "vajinismus" (kadınların vajinada yaşanan kasılma nedeniyle cinsel ilişki kuramaması) rahatsızlığının ortaya çıktığını belirtti.Prof. Uncu, evlendiği halde 15 yıldır kocasıyla cinsel ilişki kuramayan kadınlar bulunduğunu söyledi. Vajinismus hastalığının doktor muayenehanelerinde kısa süreli muayenelerle değil, uzun terapilerle tedavi edilebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Uncu, "Çünkü vajinismusun altında yatan farklı nedenler vardır. Bu nedenleri çözmek gerekiyor. Kız çocuklarının yetiştirilme şekli, cinsellikte bilgiden uzak yetişmeleri, töreler, risk faktörü olarak karşımıza çıkıyor" dedi.Üniversiteli hastalarİstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Süleyman Engin Akhan da, toplantıda bu tür hastaların yüzde 32’sinin üniversite mezunu olduğunu açıkladı. Doç. Dr. Akhan, konuyla ilgili şunları söyledi:"Vajinismus, vajina kasları ile oluşan istemsiz kasılmalar sonucu ilişkinin gerçekleşememe durumudur. Benim hastalarımın yüzde 32’si üniversite mezunu, hatta yüzde 12’si bekar ve partnerleri ile ilişkide bulunamadıkları için bana başvurup tedavi oldular. Dolayısıyla konunun cinselliğe bakış açısı, yetiştiriliş tarzı ile ilgisi olduğunu gösteren net bir kanıt bugün için bulunmamaktadır.Biz 3 ya da en fazla 12 seansta bu hastalığı tedavi edebiliyoruz. İnvitro duyarsızlaştırma ve pelvik rehabilitasyon psikiyatrik tedavi kadar başarılı oldu."

Genç çiftlerin cinsellik sorunsalı

Genç çiftler cinsel sağlık ve üreme sağlığı konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları gibi çoğu zaman da yanlış bilgilerle hareket ediyorlar.
Türkiye Özürlüler Eğitim ve Dayanışma Vakfının(ÖZEV), Ankara’da yaptığı araştırmaya göre, genç çiftler, cinsel sağlık ve üreme sağlığı konusunda yeterli bilgiye sahip değil.'Türkiye Üreme Sağlığı Programı: Çiftler İçin İlk Adım' projesi kapsamında, Ankara’da Altındağ, Etimesgut, Keçiören, Mamak, Sincan ve Yenimahalle’de yaklaşık 40 bin kişiyle anket yaptı.Anketteki, "Bebek sahibi olma zamanına ve sayısına daha çok anne adayı karar vermelidir" sorusuna, katılımcıların yüzde 48.8’i 'hayır', yüzde 30.14’ü 'evet' ve yüzde 21.78’i de ‘fark etmez’ yanıtını verdi.Çoğunluk kitaptan öğreniyor"Cinsel sağlık ve üreme sağlığı konularındaki ilk bilgileri nerelerden aldınız?" sorusuna, katılımcıların yüzde 16.14’ü kitap ve dergilerden, yüzde 15.89’u arkadaşlardan, yüzde 13.33’ü okuldan, yüzde 12.85’i televizyon ve radyolardan, yüzde 11.20’si gazetelerden, yüzde 8.35’i internetten, Yüzde 8.24’ü anne ve babadan, Yüzde 6.98’i de sağlık kuruluşlarından şeklinde yanıt verdi.Ayrıca, anket katılımcılarının yaklaşık yüzde 43’ü de, bu bilgilere konuşarak ulaştığını belirtti. Araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 70’e yakını, özürlü doğum riski konusunda bilgisiz ya da yanlış bilgiye sahip.Doğum kontrol tamamDoğum sürecini etkileme olasılığı bulunan sigara içme konusunda, katılımcıların yüzde 43.82’si sigara kullanmadığını belirtirken, yüzde 34.69’u kullandığını, yüzde 12.59’u ara sıra kullandığını ve yüzde 7.10’u da bıraktığını ifade etti.
Ankete katılanların, doğum kontrol yöntemleri konusunda, yaygın bir bilgiye sahip olduğu tespit edildi.Anket SonuçlarıAraştırmada anket yardımıyla edinilen bilgiler ışığında şu sonuçlara yer verildi:.Üreme sağlığı ve cinsel sağlık konusunda eğitim ve bilgi paylaşım ihtiyacı açık bir gerekliliktir..Evlenme arifesindeki gençler ve evli çiftler cinsel sağlık ve üreme sağlığı bilgilerine ulaşma konusunda istekliler..Sağlık kurumlarının mahalle ve köy örgütlenmelerinin sağlıklı bir toplum amacıyla halka yönelik duyarlılık artırıcı çalışmalar yapmaları gerekmektedir..Sağlıklı bir neslin devamı için sağlık kuruluşlarının üreme sağlığı konusunda daha belirleyici ve aktif olmaları gerekiyor..Belediyelerin yeni yasal yükümlülükleriyle birlikte bu konuda daha aktif olmaları, önemli bir sağlık sorununu ve sosyal sorumluluğu giderebilir..Engeliliğe neden olan riskler ve alınabilecek önlemler konusunda, toplumsal duyarlılık oluşturmak amacıyla, ülke geneline yönelik eğitim ağırlıklı projelerin uygulanması olumlu sonuçlar verebilir.

Bu TV bağımlılığının yaptıkları...

Trakya Üniversitesi (TÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Süleyman Doğan, televizyon ve dizi bağımlılığının endişe verici olduğunu belirtti.

Doğan, yaptığı açıklamada, programların çekiciliğinin artırılarak insanların televizyon bağımlısı durumuna getirildiğini söyledi. Son dönemlerde dizi senaryolarının tarihi roman, öykü ve hikayelerden alındığını ifade eden Doğan, televizyon dizilerinin kitap okuma alışkanlığının düşük olduğu ülke gençliğine yarar sağlamaktan ziyade olumsuz etkisi olduğunu iddia etti. Kitaptan uzaklaştırıyorSenaryoya uyarlanan öykü, roman ve hikayelerin, bu kitapların okunmasına karşı ilgi uyandırmadığını belirten Doğan, "Senaryo kaynaklarını edebi hikaye ve romanlardan alan diziler, kOkuyucu, kitapların içeriğini bildiğini sanarak, kitapla yüzleşmenin gereksiz olduğuna inanmakta. Bu nedenle televizyon ve dizi bağımlılığı endişe verici. Birçok kişi zamanının büyük bölümünü televizyon karşısında geçiriyor" dedi. Daha dikkatli olunmalıDizi senaryoları hazırlanırken öyküsü kaynak yapılan kitaplara olumsuz etkisinin düşünülmesi ve bunu önleyecek önlemler alınması gerektiğini bildiren Doğan, şunları kaydetti:"Ülkemizde düşük olan kitap okuma alışkanlığı dikkate alınarak, dizi, sinema filmi yapımcıları bu doğrultuda hareket etmelidir. Dizi senaryoları hazırlanırken bu olumsuz etki düşünülmeli ve bunu önleyecek önlemler alınmalıdır."itaplar hakkında ön fikir vermekte ve bilgi doygunluğuna sebep olmaktadır.

Fazla sarımsak sperme zarar

Azı karar fazlası zarar. Sarımsağın da fazlası karaciğer enzimlerini etkilediğinden sperm hareketliliğini olumsuz etkiliyor.
Şifa bulmak, güzelleşmek, vücut direncini artırmak ve daha birçok sağlık nedeni için tüketilen sarmısağın fazlasının 'sperm hareketliliği'ni azalttığı ortaya çıktı.Bitkisel ürünlerin de fazla tüketilmesinin zararlı olabildiğine dikkati çeken Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ömür Demirezer, "Sarmısak çok faydalı diye bilinir. Gerçekten çok faydalıdır, ancak fazla alındığı zaman karaciğer enzimlerini etkilediği için, sperm hareketliğini azaltıyor. Bu da üremeyi olumsuz etkiliyor" dedi.

'Beni bu havalar mahvetti...'

Havaların ısınmasıyla birlikte metabolizmada oluşan değişiklikler, kendimizi yorgun, halsiz ve mutsuz hissetmemize sebep oluyor.
Bahar, en riskli mevsimlerden! Doğadaki değişimi tüm güzelliği ile yaşıyor da olabilirsin, bahardan bir tokat yiyip karamsar, halsiz bir kıza da dönüşebilirsin. O yüzden yapman gerekenleri iyi bilmelisin!Hava sıcaklıkları değiştikçe, vücudumuzun dengesi de değişiyor, bu yüzden olumsuz birçok şey yaşıyoruz. Hava kirliliği, trafik, sanayi atıkları ve bahar mevsiminde havadaki elektrik yükünün daha da arttığını hesaba katarsak, durumumuzun böyle olması kaçınılmaz. Üstelik saman nezlesi, hapşırma, öksürük gibi şikayetler de bu geçiş mevsiminin bir başka özelliği. Mutlu olmak için, bunlardan kurtulup kendini pozitif enerjiyle dolduracak bir şeyler yapman gerektiğine göre, hemen işe koyulmalısın! UykuKendini zinde hissetmen için, en az yedi saat sürecek, sağlıklı ve düzenli bir uyku çok önemli. Her zaman alışılagelmiş uyku ritminde kesinlikle ani bir değişiklik yapmamalısın. Ayrıca rahat bir uyku için, günlük bütün stresleri unutarak yatağa girmelisin. Odanın havalandırma ve aydınlatmasına dikkat etmeyi de unutma! Temiz ve havadar bir odada uyursan, sabah zinde bir şekilde uyanırsın. Tatlı rüyalar:) GörüntüAynaya şöyle bir bak. Ne görüyorsun? Kendini yenilemenin zamanı gelmiş mi? Eğer cevabın evet ise, hayatına ve görünümüne özen göstermelisin. Baharda nasıl ki çiçekler açıyor, etraf yeşilleniyor, sen de doğanın sesine kulak ver ve kendini yenile. Hemen gardırobuna göz at; kışlık kıyafetlerini paketle ve kaldır. Yeni sezonda giyebileceklerini gözden geçir, ihtiyaçların için bir liste yap, sonra da doğruca alışverişe çık! BeslenmeYeme içmene çok dikkat etmelisin. Yemek saatlerin mutlaka düzenli olmalı, öğün atlamamalısın. Bilinçli bir Heygirl Kızı olarak güne kahvaltısız başlamaman gerektiğini zaten biliyorsun. Bu, gün boyunca enerji dolu ve zinde olman için ilk adım. Eğer illa ki "kahvaltı yapamam" diyorsan, beş dakikada hazırlayacağın sütlü mısır gevreği, gerekli vitamin ve kalsiyum ihtiyacını karşılayacaktır.
VitaminBaharın başlamasıyla birlikte vücudunun daha çok vitamine ihtiyaç duyduğunu unutma. Bunun için bol bol sebze meyve tüketmelisin. Özellikle B ve C vitaminleri içeren sebze, meyveler; domates, çilek, patates ve kayısı yemeye çalış. Çikolata keyfiMutluluğunu artırması için arada sırada minik bir çikolata kaçamağı yapmaktan zarar gelmez canım! Kendini bitkin hissettiğin zamanlarda küçük bir parça çikolatayı gönül rahatlığıyla yiyebilirsin. Dondurma Çikolatalı, limonlu, karamelli... Senin dondurman hangisi? En çok sevdiğin lezzetteki dondurmalardan bir külah yiyerek çocuklar kadar mutlu olabilirsin! Üstelik dondurmanın içeriğinde bulunan protein, karbonhidrat, A, C, D, E ve B grubu vitaminleri, kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir ve çinko gibi mineraller de sağlığına çok faydalı. Bol bol suGünde ortalama 3 litre su içmen gerekli. Bunun için kendine bir plan yapabilirsin. Örneğin, sabah yataktan kalkınca, yemeklerden önce ve yatarken bir bardak su içebilirsin. İlk başlarda bu zor gelebilir, ancak vücudun kısa zamanda buna alışacak ve sürekli su içme ihtiyacı hissedeceksin. Bu arada su denince aklına kolalı içecekler, çay, kahve gibi sıvılar gelmesin. Bunlar su ihtiyacını karşılamaz, aksine, kendini daha yorgun hissetmene sebep olur. Bir, ki, üç! Haydi, hopla zıplaUzmanlara göre yorgunluktan kurtulmanın en iyi yollarından birisi, egzersiz yapmak. İşin ilginci de, kasları en iyi dinlendirme yöntemi, onları çalıştırmak! Tezat gibi görünse de, kaslarını ne kadar çok çalıştırırsan, performansları o kadar çok artıyor! Üstelik kaslarını düzenli olarak çalıştırarak kendini sakatlanmalara karşı da koruyabilirsin. Her sabah yataktan kalkınca birkaç küçük hareketle güne başladığın zaman farkı hissedeceksin! YürüyüşAçık havada gün boyunca yürüyerek süper enerji toplayabilirsin. Mümkünse gideceğin yerlere otobüs, taksi, dolmuş gibi araçlar kullanmadan ulaşmaya çalış. Ayrıca her gün en az on beş dakika bisiklete binerek hem keyişi vakit geçirebilir hem de eğlenebilirsin! Sevgi gösterisiİçini sevgiyle kaplayacak bir şeyler yapabilirsin! Örneğin, küçük bir bebeğin güler yüzü seni mutlu edebilir. Varsa tanıdıklarının çocuklarıyla ilgilen, onlarla oyun oyna. Yardım etYakınlarına, yaşlılara yardım et. Başkalarını sevindirerek, hem onların hem de kendi yaşamını renklendirmiş olursun. Eğer vaktin varsa, sivil toplum örgütlerinde, yardım derneklerinde çalışabilirsin. Miyav-HavhavSokakta gördüğün sahipsiz kedi veya köpeklerle ilgilenebilirsin. Onlara yiyecek götür, su ver. Onlara iyilik yaptığında gör bak, kendini nasıl da mutlu hissedeceksin! Ilık banyoKendini şımartmak için mutlaka ılık bir banyo keyfi yapmalısın. Küveti doldur ve köpüklerle donat. Sana bir de rahatlatıcı banyo önerisi sunalım: Birkaç papatya çay poşetini gazlı beze sararak musluktan akan ılık suya tut. Bir portakalı ince dilimler halinde kes ve banyo suyunun içinde hepsini beraber yüzdür. Papatyanın kokusu ve portakaldan vücuduna geçen C vitamini, inanılmaz bir rahatlama hissetmeni sağlayacak.

Friday, May 18, 2007

Tatili nasıl değerlendirmeli?

Çocuklarımızın tatili en iyi şekilde değerlendirmeleri için neler yapabiliriz? Çalışan anne-babalar tatili nasıl değerlendirmeli?
Memorial Hastanesi, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı Dr. Ayten Erdoğan hem çocukların, hem de anne-babalarının tatil dönemini en iyi şekilde nasıl değerlendirebileceklerini anlattı:
Okulda başarılı olan bir çocuğun tatil programıyla başarısız olanın aynı mı olmalı?
Okulda başarısız olan çocuğa dinlenmesi için gerekli tatil döneminde, ders çalıştırmaktan çok neden başarısız olduğunun değerlendirmesi yapılıp, nedenleri ve çözüm yollarının bulunması gerekir. Dinlenme, yeni öğretim dönemine hazırlanma ve aile ilişkilerini geliştirme amaçlı tatil döneminin ders çalışma ile geçirilmesini ne başarılı çocuklar için, ne de başarısız çocuklar için önermiyoruz. Ancak ilkokul birinci sınıfta okuma yazmayı sökmede zorlanan çocuklarda, onların da zevk alabileceği şekilde bu becerilerinin gelişmesine katkıda bulunulabilir.
Tatiller çocukların başarısını artırmak amacıyla değerlendirilebilir mi?
Tatil süresi çocuk için belli bir dinlenme, tekrar enerji toplama, başka alanlara yöneltilerek ders stresinden uzaklaştırma amacıyla değerlendirilmeli. Böyle olduğu zaman yeni döneme başlayan çocuk daha enerjik daha istekli olabilir. Amaç tatil süresince stresli ders ve sınav ortamından uzaklaşıp dinlenme, gerekli enerjiyi toplama olmalı.
Tatil süresince ailelerin çocuklarıyla birlikte belirli zaman dilimlerinde ders çalışması doğru mu?Ailenin çocukla birlikte ders çalışmasını okul zamanında bile önermiyoruz. İlkokul birinci sınıftan itibaren çocuğun derslerini kendi kendine yapması teşvik edilmeli. Ancak bilemediği bir soruda yanıt vermesine yardım edilebilir veya düzenli bir şekilde, belli saatlerde ödev başında durması sağlanabilir. Eğer birinin çocuğa dersleri konusunda destek vermesi gerekiyorsa, bunun aile bireyleri dışından biri olması önerilir. Bu çocukla aile bireyleri arasında çatışma çıkmasını engeller.
Tüm tatil zamanını çocuklar aileleriyle mi geçirmeli?
Tatiller aile içi ilişkileri yakınlaştırma ve anne-baba ile birlikte geçirilen zamanı artırma açısından önemlidir. Özellikle çalışan anne ve babaların izin dönemlerini çocuklarının tatil döneminde kullanması çocuklarla iletişimi artırarak sorunun kaynağının birlikte değerlendirilmesine yardımcı olur. Ancak çocukların bireysel programlara gönderilmesi de aslında son derece yararlıdır. Çocuğun anne-babasından ayrı kalabilme, yaşıtları ile iletişim kurma becerilerini geliştirmek için bir haftalık kamp programları önerilebilir. Ancak Türkiye’de bunlar için yeterli imkân olmayabilir.Tatil zamanlarında çocuklar bazen yapacak şey bulamayıp sıkılabilirler. Tatilin başlangıcında görülen heyecan, heves geçmeye başlayınca yapacak yeni uğraş ve aktivitelerle vakitlerini eğlendirici ve eğitici geçirmelerini sağlamak gerekir.Okul zamanında çocukların hayatına rutinler hâkimdir ve çocuklar serbest zaman geçirme fırsatını çok fazla bulamazlar. Ayrıca anne-babalar da çocuklarla birlikte vakit geçirme olanağını pek fazla bulamazlar.Tatiller anne-babalar için çocukları ile birlikte olmaya öncelik verebilecekleri ve birbirlerini daha iyi tanımak, anlamak ve birbirilerinin arkadaşlığından zevk almak için değerlendirebilecekleri bir fırsat olabilir. Çocuklar anne-babaları ile birlikte bir şeyler yapmaktan hoşlanırlar.Mümkünse tatilde hem her bir çocuğunuzla baş başa, bireysel olarak vakit geçirmek, hem de aile olarak hep birlikte vakit geçirmek için gerekli düzenlemeleri yapın.Bu çocuklarınızla ilişkilerinizi geliştirmenize ve çocuğun öz saygısının artmasına yardımcı olacaktır.
Çocukların sıkılmasını önlemek için özel programlar mı yapmak gerekli?Çocukların sürekli eğlendirilmelerinin gerekmediğini unutmayın. Sadece bir yer değişikliği veya birkaç öneri, kendi başlarına da gayet yaratıcı olmaları ve eğlenmeleri için yeterli olabilir. Bazen çocuklar “sıkıldım” dediklerinde aslında “benimle oynamanı istiyorum” demek istemektedirler. Her gün için çocuğun ilgisini çekecek ve olmasını bekleyeceği tek bir aktivite belirlemek sıradanlığın oluşmasını engeller.
Çalışan aileler için ne öneriyorsunuz?
Çalışan aileler aslında çocuklarının tatil süresini onlarla geçirmek için mümkünse izne ayrılabilirler. Eğer öyle bir imkân yoksa mutlaka çocuğun güvenilir bir erişkin ile geçirmesi sağlanmalı. Çocuk evde yalnız kalabilecek yaşta bile olsa tatil döneminde bir erişkinin sorumluluğu ve ilgisi gereklidir. Ergenlik döneminde bile bu tutumu öneriyoruz. Bu gözleme, kısıtlama şeklinde olmamalıdır. Ancak yönlendirici olmasında yarar vardır. Çalışan anne ve babalar için tatil döneminde anneanne, babaanne gibi aile büyüklerinin yanına gönderilmesi de çocuğun onlarla yakın ilişkiler kurması, anne-babadan ayrılık deneyimini yaşaması açısından faydalı olur.
Tatil boyunca evden çıkmak istemeyen, tüm zamanını odasında geçirmek isteyen çocuklar için ne yapılabilir?
Bu durum aslında çocuğun sosyal ilişkilerinde bir sorun olduğunu gösterir. Özellikle ergenlik döneminde yalnızlığın tercih edilmesi çok sağlıklı görülmemektedir. Yine bunun nedenleri üzerinde değerlendirme yapmak gerekir. Bu durum devam ediyorsa ailenin ‘dışarı çık’ diye baskı yapması çok işe yaramaz. Bunun yerine nedenini bulması önemlidir. Örneğin devamlı evde bilgisayar oynayan, yaşıtları yerine bilgisayarla vakit geçiren gençlerde arkadaş ve sosyal ilişkileri kurmada zorluk sık rastlanan bir durumdur.
Tatil boyunca devamlı zamanını ev dışında geçirmek isteyen çocuklar için ne yapılabilir?
Özellikle ergenlik döneminde yalnız eve kapanmanın tam tersine vaktini sürekli dışarıda, arkadaşları ile geçirme davranışı da sık görülür. Sosyal ilişkiler yönünden ergenin iyi olduğuna işaret etse de, ergenlik çağında risk alıcı davranışlar artış gösterdiğinden, olumlu ya da olumsuz arkadaş etkilerinin arttığı bir dönem olduğundan dikkatli olmak gerekir. Eve geliş saati gibi belli sınırların konması, arkadaşlarının kimler olduğuna dikkat edilmesi, katılmak istediği aktivitelere belli bir gözlem ve denetimle izin verilmesi gerekir. Tatil programını çocuklar kendileri yapabilirler mi?Hangi yaşta olursa olsun onların fikri alınmalı, onların seçimine değer verilmeli. Ailenin şartlarına göre uyarlama yapılabilir ama tatil süresince çocukların hiç yapmak istemedikleri şeylere zorlanması doğru değildir.

Bilgisayar bağımlılarına...

Bilgisayar bağımlılığının gençlerin asosyal yetişmesine yol açtığı, bu nedenle gençleri bilgisayar başından çekecek alternatif uğraşlar bulunması gerektiği bildirildi.
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ünal, çağın teknolojisi Internet’ten faydalanmayı her çocuk ve gencin bilmesi gerektiğini, ancak bilgisayar başında geçirilen zamanın dozu kaçırıldığında fayda yerine zarar verdiğini belirtti.Prof. Dr. Ünal, "Ergenlik döneminde çeşitli ruhsal ve fiziksel değişimler yaşayan zamane gençliği maalesef bilgisayar başında asosyal, içine kapanık, çevresiyle iletişim kuramadan yetişiyor. Bu durumdaki çocuklar ilerde daha fazla ruhsal sorun yaşıyor" dedi.Topaç, sek sek, saklambaç, kör ebe gibi oyunları bilmeden yetişen kent gençlerinin boş zamanlarının neredeyse tamamına yakın bölümünü Internet başında geçirdiğine dikkati çeken Prof. Dr. Ünal, şunları söyledi:"Bilgisayar oyunları ve Internet, olumlu etkisinin yanında gerçeklik sınırlarını bozmak, saldırganlığı özendirmek gibi sakıncaları da getirdi. Internet başında geçen zaman arttıkça gençler gerçek dünyadan adeta kopuyor, asosyalleşiyor. Çocukluklarını bile yaşayamayan yeni nesil Internet yüzünden ailesinden bile kopuyor."'Aileler başlangıçta göz yumuyor'Internet başında saatlerce kalan çocuk ve gençlere başlangıçta ailelerinin de göz yumduğunu belirten Prof. Dr. Ünal, şunları kaydetti:"Çünkü, çocuk evde bilgisayar başında oturdukça ailesinin gözü önünde oluyor, dışarıda edinebileceği kötü arkadaşlardan da uzak kalıyor. Oysa bir de madalyonun öteki yüzü var. O da Internet’te çocukları şiddete, uyuşturucuya, intihara ya da yanlış arkadaşlara yönlendiren sitelerin varlığıdır. Bir de intiharı özendiren sitelere girip chatler yapmaya başladığında, yanlış arkadaş grubuna adım atmış demektir."Prof. Dr. Ünal, ailelerin Internet’teki tehlikeyi fark ettiklerinde önlem alma yoluna gittiklerini ifade ederek, "Ancak bu önlem alınırken gençlerle doğru iletişim kurmak gerekiyor. Çünkü en ufak bir yanlış yaklaşım onları intihara kadar sürükleyen sonuçlar doğurabiliyor" dedi.Çocuğa baskı yapmadan onu bilgisayar başından kaldırmanın yollarının aranması gerektiğini, bunun en geçerli yolunun da spor olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ünal, şöyle devam etti: "Sosyal çekiniklik içindeki içine kapanık, gülmeyi unutmuş gence sevgi dolu bir bakış, güler yüz, tatlı birkaç söz yaşamsal manevi gıdalardır.Ailece televizyon izlemeyen, misafirliğe gitmeyen, Internet’teki sanal arkadaşlarıyla yetişen gençleri bilgisayar başından çekecek alternatif uğraşlar bulunmalı. Bu uğraşların en doğru seçeneği de spordur. Çünkü, spor kişiyi katılımcı ve sosyal kılar. Yüzme, basketbol, tenis, jimnastik ya da çocuğu ilgi duyacağı herhangi bir spor alanına ya da müzik kurslarına yönlendirmek en doğru seçenek olur."